İğne Yapraklı Ağaçların Bakımı: Leyland Selvi Ağacı, Mazı (Thuja), Limon Servisi (Goldcrest) ve Arizona Servisi hakkında A’dan Z’ye Bilmemiz Gerekenler

İğne yapraklı (kozalaklı veya ibreli) ağaçlar peyzajda kullanılan en popüler bitkilerden bazılarıdır. Bu tür bitkilerin az bakım istekleri ve her dem yeşil olma özellikleri, türün bir numaralı süs bitkisi olarak kullanımına neden olmuştur, böylece peyzajda kullanımı ideal seçenek haline gelmiştir. İğne yapraklı ağaçların en popüler kullanım amacı çit bitkisi olarak bahçenin etrafını kaplamalarıdır. Bahçenizin etrafını çit bitkileri ile kaplamak, evinizi komşulardan korumanıza yardımcı olacaktır, böylece gözden ırak ve özel bir bahçemiz olur. 

Süs bitkisi olarak kullanılabilecek çeşitli iğne yapraklı türleri vardır. Ancak, bu türlerin hepsi her kullanım amacı için uygun değildir.

Piyasada,  yeşil çit oluşturmak, alanı sınırlamak ve hatta bahçeyi rüzgar veya tozdan korumak için uygun olan iğne yapraklı ağaçlar bulabilirsiniz. Bazen bu ağaçlar, ses yalıtımı yapmak içinde kullanılabilmektedirler. Makalenin devamında, bahçe ve meydan düzenleme de kullanımı uygun ve yaygın olarak kullanılan yaprak dökmeyen iğne yapraklı ağaçların özellikleri belirtilmektedir. 

Bahçeye hangi iğne yapraklı ağacı dikebilirim? – Peyzajda en çok kullanılan iğne yapraklı (ibreli) ağaçlar

Mazı Ağacı (Thuja)

Mazı ağacının kullanım amaçları şunlardır:

  • Yüksek ve sık çit (bodur çeşitlerini seçmediğimiz sürece).
  • Bahçede bireysel dikim.
  • Saksılara dikim.

Mazı Ağacının Özellikleri:

Mazı (Thuja orientalis) herdem yeşil olan iğne yapraklı bir süs bitkisidir. Bu bitki Cupressaceae familyasına aittir. Bu familyaya ait olan birçok türün boyu 18 metreye kadar ulaşabilir. Buna rağmen, mazı çeşitleri çoğunlukla orta boydadır, çalımsı veya küçük ağaç görünümündedirler. Özellikle, en çok tercih edilen Mazı türleri Thuja occidentalis (veya T. pyramidalis piramidal Mazı) ve Thuja orientalis’dir. Çiçek açan bir bitkidir, ancak çiçekleri oldukça küçüktür. İğne yapraklı ağaçların tohumları küçük, yuvarlak sarı kozalakların içinde bulunur. 

Mazı ağacını nereye dikebilirim?

Bitki -25 ℃ ila +32 ℃ arasında oldukça geniş bir sıcaklık oranına dayanabilir; ancak daha yüksek sıcaklıklar bitkide sorunlara neden olur.

Söz konusu toprak olunca, bitkinin özel toprak istekleri yoktur. Tüm toprak çeşitlerinde, hatta kurak topraklarda bile iyi yetişir. Serin bölgeleri tercih eder ve aynı zamanda deniz kenarında da yetişir. 

Leyland Selvi Ağacı

Leyland selvi ağacının kullanım amaçları şunlardır:

  • Bahçede bireysel dikim.
  • Saksılara dikim.
  • Apartmanlarda yeşil görünüm sağlar.
  • Yüksek ve sık bahçe çiti. 

Leyland Selvi Ağacının Özellikleri:

Leyland (Cupressocyparis leylandii) en popüler iğne yapraklı süs bitkilerinden biridir. Sık ve piramit şeklindeki taç oluşturan, oldukça hızlı büyüyen, yaprak dökmeyen iğne yapraklı bir ağaçtır. İlkbahar sonu veya yaz başı (Mayıs-Haziran) gibi çiçek açar, ancak çiçekleri oldukça küçüktür. 

Leyland selvi ağacını nereye dikebilirim?

Bitki -25 + ila +28 ℃ arasında oldukça geniş bir sıcaklık oranına dayanabilir; ancak daha yüksek sıcaklıklar bitkide sorunlara neden olur. Söz konusu toprak olunca, özel istekleri yoktur, yeterli drenaj sağlandığı sürece, hemen hemen her toprak türlerinde ve hatta fakir ve kaba bünyeli topraklarda bile iyi yetişir. 

Limon Selvi Ağacı (Goldcrest)

Limon selvi ağacının kullanım amaçları şunlardır:

  • Bahçede bireysel dikim.
  • Bahçe etrafında çit oluşturmak.
  • Saksılara dikim.

Limon selvi ağacı Goldcrest (Cupressus Macrocarpa Goldcrest), Cupressus selvi familyasının yaprak dökmeyen başka bir iğne yapraklı (ibreli) ağacıdır. Bitkinin yaprakları limon aromasına sahiptir. Oldukça etkileyici bir bitki örtüsüne sahip olduğu için çoğu ülkelerde en çok tercih edilen süs ağacıdır. İlkbahar sonu gibi çiçek açar, ancak çiçekleri oldukça küçüktür. Çeşide, dikim alanına ve uygulanan bakıma bağlı olarak, ağacın boyu 12-15 metre veya daha da yüksek olabilir. 

Limon selvi ağacını (Goldcrest) nereye dikebilirim?

Yüksek sıcaklık oranı bitkide sorunlara neden olur, dolayısıyla sıcak bölgelerde dikimi önerilmez. 

Arizonica veya Arizona Servisi

Arizona servi ağacının kullanım amaçları şunlardır:

  • Bahçede bireysel dikim.
  • Bahçe etrafında çit oluşturmak.
  • Rüzgar önleyici.

Arizona servisi (Cupressus arizonica), oldukça hızlı büyüme oranı ile tanınan, Amerika’ya özgü iğne yapraklı, yaprak dökmeyen bir bitkidir. Şekli  koniktir ve yüksekliği 10-15 m veya daha da fazla olabilir. En uyarlanabilir bitkilerden biridir, sık yaprakları sayesinde rüzgarı önemli bir derecede önler, dolayısıyla yüksek çitlerin ve rüzgar önleyici çit yapımında yaygın olarak kullanılmaktadır.

Arizona servi ağacını nereye dikebilirim?

Arizona servi ağacı -25 ℃ ‘ye kadar olan oldukça düşük sıcaklık oranlarına dayanabilir. Yaz aylarında, sıcaklık oranı 30 ℃ ‘den fazla olmadığı sürece yaz sıcaklarına oldukça dayanıklıdır. Belirli bir toprak isteği yoktur. Yeterli drenaja sahip olma şartıyla,çeşitli toprak türüne ve hatta çorak topraklarda bile uyum gösterir.  

İğne Yapraklı Ağaçların Büyüme Hızı – Hangi iğne yapraklı ağaç daha hızlı yetişir?

Birçok insan kozalaklı ağaçların büyüme oranını merak eder ve araştırır. Konu hızlı büyüme olunca sorunun cevabı kesinlikle Leyland selvi ağacıdır. Dikimden yaklaşık 1-2 yıl sonra, Leyland selvi ağacı en uygun koşullar altında yılda 120 ila 140 cm oranında gelişir. Yukarıda bahsedilen diğer türler de hızla büyüyebilir. Örneğin, uygun koşullar altında Arizona servisinin boyu yılda yaklaşık 100 ila 120 cm gibi gelişebilir. Limon servisi Goldcrest ve piramidal mazı da her yıl 60 cm gelişir. Bununla birlikte, ilk yıl boyunca ve genç ağaç oldukları sürece, iğne yapraklı ağaçlar kök sistemi geliştirmeye çalışır. Bu dönemde, boylarında fark edilir bir gelişme yoktur ve dolayısıyla bahçıvanlar hayal kırıklığına uğrar. Ancak, önümüzdeki yıllarda ve ağaç olgunlaştıkça, gelişmeleri gerçekten etkileyici olabilir. Mazı bile onuncu yıldan itibaren her yıl 2 metre kadar uzayabilir. Genellikle, bahçenin etrafında acilen sık bir bitki çiti oluşturmak istiyorsanız, yüksek ağaçlar (2.20 metre veya daha fazla) satın almanız ve bu ağaçların arasında dikim mesafesi olarak 1 metre veya en az 1 ila 1.2 metre şeklinde mesafe bırakmak gerekir.

İğne Yapraklı (İbreli) Ağaçların Bakımı Nasıl Yapılır?

İğne yapraklı ağaçların dikim işlemi öncesi toprak hazırlığı

Bahçeye herhangi bir ağaç dikmeden önce, toprak hazırlığı yapmak gerekir. Bu hazırlık, genellikle özel aletler kullanarak dikim yerinin ve etrafındaki toprağı işleyerek alanın temizlenmesi anlamına gelir. Toprak işlemenin amacı, yabancı otları (su ve besin için genç ağaçlarla rekabet eden) çıkarmak, topraktan taş ve diğer istenmeyen maddeleri uzaklaştırmaktır. Bu teknikle aynı zamanda, toprağı yumuşatmaya çalışırız ve böylece genç ağaçların hassas kökleri için toprak uygun hale getirilir. 

Toprak hazırlığından sonra, ağaçları dikmek için çukur açmak gerekir.  Çukur, dikeceğimiz ağaç türüne bağlı olarak farklı derinlikte olabilir. Çoğu zaman, seralardan iğne yapraklı ağaç satın alırız. Bu nedenle, genel bir kural olarak 20 ila 50 cm çapında ve saksı boyutundan daha büyük bir derinlikte dikim çukurları açmak gerekir.

İğne Yapraklı Ağaçlar Nasıl ve Ne Zaman Dikilir? – İğne yapraklı ağaçlarla bahçe etrafında nasıl çit yapabilirim?  

İğne yapraklı ağaçların dikim işlemi genellikle sonbahar sonu veya kış başı gibi yapılır. Genellikle seradan bitkiyi satın aldıktan sonra toprak işlemi yapılır ve bitki son konumuna dikilir. İğne yapraklı ağaçlar, saksının içindeki toprağı ile çukura aktarılır. Çoğu zaman ve özellikle toprağımız çorak ise, dikim işleminden önce çukurun içindeki toprağa iyi yanmış gübre, kompost veya sentetik gübre ilave etmek faydalı olacaktır. 

Bunun devamında, elimizle ağacı gövdesinden tutarak yavaşça saksıyı bastırırız, bu şekilde saksı topraktan ayrılır ve yere düşer, böylece ağacın kökü toprağı ile çıkarılmış olur. Bu işlem dikkatlice yapılmalıdır, çünkü bitkinin kökleri yaralanmamalıdır ve köklere zarar verilmemelidir. Ayrıca, kökün etrafındaki toprağı dağıtmamak çok önemlidir. Bu nedenle, bitkiyi kuvvetli bir şekilde saksıdan çekip çıkarmaya çalışmamalı ya da saksının dibine dolanmış kökleri kesmemeliyiz. Ağacı, gövdesinin dik olacağı şekilde yerleştirmek çok önemlidir. Özellikle dikim işleminden sonraki ilk dönemlerde, küçük bir ağaç desteğine ihtiyacımız olacaktır. Bu nedenle, ağaç gövdesinin yanına bir destek çubuğu yerleştirmek ve ağacı iki ila üç noktada sabitlemek gerekecektir. 

Aynı alana birden fazla iğne yapraklı ağaç dikmek istiyorsak, ağaç aralarında uygun mesafe bırakmak gerekir. Dikim mesafeleri, iğne yapraklı ağacın türüne, iklim koşullarına ve bölgenin toprağına bağlı olarak önemli bir ölçüde değişebilir. Tabii ki, ağacı hangi amaçla dikmek istediğimize ve ağacın şekli de oldukça önemli parametrelerdir. Genellikle, uygun dikim mesafeleri, her ağacın doğada bulunduğu mesafelerdir. Bu nedenle, iki iğne yapraklı ağaç dikmek istiyorsak, düzgün bir şekilde büyümeleri için ağaçları en az 2-3 metre arayla dikmek önerilir.

Ancak, bahçenin etrafında güvenlik çiti yapmak istiyorsak, o zaman işler değişir. Gelişme oranının yanı sıra seçtiğimiz ağaç türüne de dikkat etmeliyiz. Seyrek dikim koşulları, çitin oldukça yavaş gelişmesi ile sonuçlanacaktır ve aynı zamanda bitkiler arasında hoş olmayan boşluklara neden olacaktır. Öte yandan ise, çok yakın mesafeler, aralarındaki yoğun rekabet nedeniyle, bitkilerin büyümesini engelleyebilir, dalların yetersiz havalandırılmasına ve kurumalarına neden olabilir. Örneğin bazı iğne yapraklı ağaçların dikim mesafeleri şunlardır: Leyland, Arizona ve aynı gelişme oranına sahip olan türleri sabit bir sınırdan en az 1 m uzaklıkta dikmek gerekir. Eğer dikim işleminin amacı çit oluşturmak ise, bitkiler arasında 1 ila 1,5 m mesafe bırakmak gerekir. 

İğne yapraklı ağaçlarda sulama – İğne yapraklı ağaçları sulamak gerekir mi? İğne Yapraklı Ağaçların Su İhtiyacı Nedir? 

İğne yapraklı ağaçların kökeni sıcaklık oranının düşük olduğu serin ormanlardır. Bu nedenle, bahçede hayatta kalabilmeleri için, özellikle yaz aylarında düzenli olarak sulamak gerekir. Genellikle, yağışların sık olduğu kış aylarında, ancak bir hafta boyunca yağmur yağmazsa veya toprak tamamen kuru ise sulamamız gerekecektir. Öte yandan ise, yaz döneminde ağaçların su ihtiyacı düzenli olarak artmaktadır. İğne yapraklı ağaçları bu süre boyunca haftada en az 2-3 kez sulamamız gerekir. Aşırı sıcaklarda, bitkileri her gün (akşam saatleri) sulamamız gerekebilir. Aylarca süren sıcaklarda iğne yapraklı ağaçların su ihtiyacı yeşil yapraklarının kuruması ile belli olur. Ancak sulama konusunda çok dikkatli olmalıyız. Bu bitkilerin yaz aylarında su talebinin arttığı doğrudur, ancak bu bitkilerin su altında kalması gerektiği anlamına gelmez. Eğer böyle birşey olursa, bitkilerin Phytophthora gibi tehlikeli hastalıklardan enfekte olma riski artar. Bitkinin yapraklarını ıslatmak enfeksiyon riskini arttıran bir tehlike olduğu için önerilmez. Çoğu zaman en iyi yöntem otomatik sulama sistemi kurmaktır. Çoğu bahçede, yağmurlama sulama sistemleri kullanılsa da, damlama sulama sistemi kullanmak daha mantıklıdır. Bu sistem, ağaçta su tasarrufu ve hassas uygulamalı sulama sağlaması haricinde, aynı zamanda önemli ölçüde iğne yapraklı ağaçlara avantaj sağlar. Bu avantaj, suyun yapraklarla temas etmesini engellemektir. Bu oldukça önemlidir, çünkü mantar hastalıkları riskini önemli ölçüde azaltır.

İğne Yapraklı Ağaçların Gübre İstekleri 

Genel olarak, iğne yapraklı türler fakir topraklara bile kolaylıkla uyum sağlarlar. Buna rağmen, gübreleme uygulayarak boyuna ve enine gelişmelerine yardımcı olabiliriz. 

Genel olarak, bahçede dikili olan iğne yapraklı ağaçlar için en uygun gübre (Leyland, Arizona, Mazı ve Goldcrest) fosfor ve potasyumdan daha fazla azot içerir (örn. 18-8-8). Azot bu tür ağaçlar için önemli bir elementtir. Diğer gübre türleri de uygundur; fakat azot miktarı fosfor ve potasyuma eşit veya daha fazla olmalıdır. Ek olarak, gübre eser elementler (kalsiyum, magnezyum, demir, bakır, bor, manganez ve kükürt) içerebilir. Yavaş salınımlı bir gübre formu kullanmayı düşünebilirsiniz. Bu tür gübrelerin çoğu suda çözünen formda olur. İğne yapraklı ağaçlara gübreleme uygulamak için en iyi zaman  ilkbahar başıdır (Mart – Nisan). Erken ilkbaharda 6-8 ay boyunca uygulanan yavaş salınımlı gübre, iğne yapraklıların mevsim boyunca ihtiyaç duydukları tüm besinleri sağlayacaktır. Suda çözünen gübre ile ilkbahardan itibaren yılda bir veya iki defa gübreleme uygulayabiliriz. Bitki yaz sonundan itibaren sonbahara kadar (Ağustos – Ekim başı) hızla gelişir, bu nedenle yaz aylarında yavaş salınımlı gübre ile gübreleme uygulamak tavsiye edilmez. Çünkü, kış aylarında soğuğu tolere etmek için soğuğa karşı dayanıklılık kazanması (ekstra bitki dokusu oluşturmak) gerekecektir.

Toprağın besin değerlerini gübre veya kompost takviye ederek de artırabiliriz. Söz konusu gübre olunca, her olgun ağacın kök kısmının etrafına 1kg gübre uygulayabiliriz, ancak gübre uygularken dikkatli olmamız gerekir ve gübre gövde ile temas etmemelidir. Sentetik organik gübreler ise metrekare başına 200g miktarında doğrudan toprağa uygulanır. İğne yapraklı ağaç saksıda ise, saksı başına 1-2 avuç gübre ekleyebiliriz. Ancak, bunlar yaygın olarak uygulanan gübreleme kalıplarıdır ve kendi araştırmanızı yapmadığınız sürece bu kalıpları takip etmeniz önerilmez. Çünkü her alan farklıdır ve dolayısıyla farklı ihtiyaçları vardır. Bu konu hakkında yerel lisanslı bir tarım uzmanına danışmanız tavsiye edilir. 

İğne yapraklı ağaçlarda budama – İğne yapraklı ağaçlar ne zaman ve nasıl budanır 

Bahçemiz için seçtiğimiz iğne yapraklıların (kozalaklı) çoğununa sadece estetik nedenlerden (şekillendirme) dolayı budama uygulanmaz, aynı zamanda ağacın sağlığını korumak için de budamaya ihtiyaç vardır. Bu tür ağaçlar süs bitkileri olarak kullanılmalarına rağmen, bu ağaçların kökeni sıcaklık oranı düşük ve serin olan ormanlardır ve çoğu zaman oldukça hızlı bir şekilde gelişirler. Yani böyle bir ağacı uzun süre budamadan bırakırsak, yeşil bir dev haline gelmesi şaşırtıcı olmaz. Çoğu durumda, bu ağaçlar 30 metre yüksekliğe ulaşır veya 30 metreden daha da fazla olabilir. Tabii ki, bu durum yıllar sonra gerçekleşecektir, ancak ağacın gelişim şeklini erkenden belirlemek tavsiye edilir. Ağacın gelişim şeklini belirlemenin yanı sıra, budama uygun havalandırma sağlar ve ağaçlarda gençleştirmeye yardımcı olur. Yeni yaprak ve bitki örtüsü gelişimini teşvik etmek için hastalıklı, az gelişmiş veya kuru dalları çıkarmak gerekir. Buna ek olarak, budama yapılmayan iğne yapraklı ağaçların sürekli büyümesi, bitki örtüsünün seyrelmesi nedeniyle yaprakların merkezinde boşluklara neden olur. Bu, özellikle ağaçlar ile bahçe etrafında koruma amaçlı çit yapımı gibi durumlarda istenmeyen bir özelliktir.

Basit bir budama makası veya elektrikli fırça budama testeresi kullanarak iğne yapraklıların çoğunu erken gelişim aşamalarından kolayca şekillendirebiliriz. Ayrıca, olgun ve yüksek ağaçlarda, genellikle bu ağaçlar akülü teleskopik dal budama testeresi kullanarak budanır. Akülü testere, yerden uzun dalları kesmemize yardımcı olur. Meyve tutumu söz konusu olmadığı için, bu ağaçlarda budama oldukça basittir. Uzun lafın kısası, dalların uzunluğunu azaltarak ağacın boyutu ve şekli ayarlanır.

İğne yapraklılar için tercih edilen budama mevsimi sonbahar sonundan itibaren ilkbahar başlarına kadardır. Ağacı kışa hazırlamak ve ağacın şeklini korumak için yaz aylarında tekrar müdahale etmemiz gerekebilir. Aşırı derecede sıcak olan yaz aylarında gün içerisinde budama yapmak sorunlara neden olabilir. 

Budama yöntemleri ve şekilleri ağaçların türüne, tesisatın kuruluş amacına ve kişisel görüşe göre değişir. Örneğin, bahçedeki bireysel ağaçlar için yaygın bir uygulama, gövdenin yerden 20-30 cm yükseklikte olan kısımdaki dalları keserek gövdenin o kısmını çıplak bırakmaktır. Bu, diğer şeylerin yanı sıra, yaprakları toprak kaynaklı hastalıklarından korur. Gövde de yara oluşumunu önlemek için dallar daima gövdeye çok yakın bir şekilde kesilmelidir. Ayrıca, ağacın iç kısmında gelişen kalın dalları da çıkarmak gerekecektir.

İnsanlar genellikle bu tür ağaçları budayarak, ağaçlara ‘sanatsal’ şekiller verirler. Ancak bu dikkat edilmesi gereken bir durumdur, çünkü ağaçlarda şok riskini arttırır. Genel bir kural olarak, budama uyguladıktan sonra yeşil dalların büyük bir yüzdesini ağacın üzerinde kalmalıdır. Ağacın genç sürgünlerinde 10 cm’den fazla budama uygulamak önerilmez. Genç sürgünlerin rengi daha açıktır ve dolayısıyla kolaylıkla ayırt edebilirler.

Tüm iğne yapraklı türlerinin aynı sıklıkta ve yoğunlukta budama ihtiyacı yoktur. Bazı türlerin büyüme oranları oldukça yüksektir ve dolayısıyla daha sık budama uygulamak gerekir, bazılarının yavaş büyüme oranı ise daha az budamaya yol açar. Örneğin Goldcrest’in daha az budama ihtiyacı vardır, bu budama da sadece şeklini korumak için bazı çevresel dalları çıkarmaktır. Öte yandan ise, Leyland servisine sorun yaratmadan sert budama yapabiliriz. Uygun budama veya yıllarca budama yapılmamış ise, Arizona servisinin yüksek büyüme oranı nedeniyle ağaç kontrol edilemeyen, zaptedilemeyen bir şekle sahip olacaktır.

İğne yapraklı ağaçları budama esnasında, kişisel koruyucu ekipman kullanımı oldukça önemlidir. Günümüzde budama sırasında gözlerimizi korumak için piyasada özel güvenlik gözlüğü bulabiliriz. Ayrıca, elerimizi korumak için bir çift eldivene de ihtiyacımız olacaktır.

İğne Yapraklı Ağaçların Zararlıları ve Hastalıkları

İğne yapraklı ağaçlar oldukça dayanıklı ağaçlardır. Buna rağmen, diğer tüm bitkiler gibi bu ağaçlara da zarar veren zararlılar ve hastalıklar vardır.

İğne yapraklı ağaçların bir numaralı zararları Coccoidea türleridir ve bunlardan en önemlisi pamuklu bittir. Bitkiye önemli derecede zarar vermenin yanı sıra aynı zamanda mantar hastalıkların gelişmesini teşvik eden bal benzeri salgılar üreterek, bitkide ciddi sorunlara neden olur. İstila durumunda, zararlılar yeşil yaprakların üzerinde görülmektedir, çünkü bu zararlının rengi beyazdır ve ayrıca pamuğa benzerler. İstila şiddetli ise, bitkinin yaprakları kurur. Bitkiler aşırı sıcak ve nemli günlerde daha bu zararlıya daha hassas olurlar. Kötü  havalandırma doğal olarak bu durumu kötü yönde etkiler. Leyland selvisi, mazı ve Limon servi ağacı (Gold Crest) bu zararlıya karşı en hassas olan çeşitlerdir. Bu durumu önlemek için, özellikle yaz aylarında bitkilerin yapraklarını ıslatmamaya dikkat etmek gerekir. Ayrıca, daha iyi havalandırma için bitkileri düzgün bir şekilde budamak mantıklı olacaktır. Sorun kontrol edilebilir bir şekilde ise zararlıyı elle bitkiden uzaklaştırmayı deneyebiliriz. Eğer sorun kontrol edilemez halde ise lisanslı bir tarım uzmanına danışmanız gerekecektir.

Ayrıca, bu bitkiler mantar hastalıklarına karşı da hassastır. Phytophthora sp. bahçedeki iğne yapraklıları enfekte eden en yaygın ve önemli patojendir. Bu patojen toprakta yaşar ve bitkinin kök sistemini enfekte eder, ilk aşamalarda müdahale edilmezse bitkinin ölümüne yol açabilecek ciddi hasarlara neden olur. Mantar hastalıkları istilası durumunda, su stresine benzer kuru yaprak belirtileri görülür. Kuru ve kahverengi yapraklar bitkinin toprağa yakın olan kısımlarında belirmeye başlar. Bu hastalıkla müdahale etmenin en iyi yolu her zaman önlemek almaktır. Sık dikim mesafelerinde,  bitkinin köküne yakın bölgelerde aşırı nem, yaprak ıslanması gibi durumlardan dolayı bu kısımları sık sık kontrol etmemiz gerekir. Leyland, Phytophthora patojenine en hassas olan iğne yapraklı ağaçlardan biridir. İbreli ağaçlarda değişik belirtiler tespit ettiğimiz andan itibaren veya bölgede hastalık salgını varsa, ağacı korumak için yapmamız gerekenleri, örneğin kimyasal püskürtme gibi teknikleri sadece lisanslı bir tarım uzmanına danışarak yapmalıyız. Enfekte olan bitkiler acilen bahçeden uzaklaştırılmalıdır.

Bu makale şu lisanlarda da mevcuttur: English

WİKİFARMER’İN EDİTÖR EKİBİ
WİKİFARMER’İN EDİTÖR EKİBİ

Wikifarmer, kullanıcılar tarafından oluşturulup ve güncellenen içeriği ile ilk Çevrimiçi Tarım Kütüphanesidir. Yeni bir makale gönderebilir, mevcut bir makaleyi düzenleyebilir veya yüzlerce ücretsiz, çağdaş tarım kılavuzlarına erişimin keyfini çıkarabilirsiniz. Tüm makalelerimiz herkes tarafından düzenlenebilir ve ziraat mühendislerimizin onayından sonra, oluşturduğunuz yüksek kaliteli içerik Çevrimiçi Tarım Kütüphanesine eklenecektir. Kullanıcı, bu web sitesinde mevcut olan herhangi bir bilginin değerlendirilmesi ve kullanımı ile ilgili olarak tamamen kendisi sorumludur.