Gül Bakımı Hakkında Bilmemiz Gerekenler

Yeni Başlayanlar için Gül Bakımı- A’dan Z’ye Gül Yetiştirme Teknikleri  

Gül en popüler ve en çok yetiştirilen süs bitkileri arasında yer alır. Balkonlardan, küçük bahçelerden ve dünyanın en ünlü kraliyet bahçelerine kadar hemen hemen her yerde güle rastlanır. Gül bitkisi, Rosa cinsinin çok yıllık yaprak döken bir bitkisidir (yaprak dökme mevsiminde yaprakları dökülür) ve Rosaceae familyasına aittir. Rosa cinsi, her biri farklı özelliklere sahip olan yüzlerce tür ve binlerce gül çeşidi içerir. Böylece, bahçe bordür, tırmanıcı veya çit çeşitleri, bodur çeşitler, odunsu gövdesi, çiçekleri veya uçucu yağı için yetiştirilen çeşitler de bulmak mümkündür.

Bitkinin gövdesi odunsu ve dikenler ile kaplıdır. Bitkinin yaprakları ise karşılıklıdır. Genelde çiçeğin rengi pembe-kırmızıdır, ancak günümüzde beyaz, sarı, pembe, kırmızı ve hatta siyah gibi çeşitli renkleri olan çeşitlerde vardır.

Gül çiçekleri için yetiştirilir. Buna rağmen, bazı gül çeşitlerinin mükemmel kalitede odunsu gövdeleri vardır ve genellikle oto iç tasarımında ve hatta silah endüstrisinde kullanım amacı için de yetiştirilmektedir. Bitkinin çiçekleri çoğunlukla süs olarak kullanılır, ancak başka kullanım alanları da vardır. Çiçeğin yaprakları ise, çoğunlukla kozmetik endüstrisinde kullanılan kalitatif uçucu yağ içerir. Ayrıca, bazı çeşitlerin yaprakları tatlı ve reçel üretiminde de kullanılır. 

Evde gül nasıl yetiştirilir?

Renkli çiçeklerle dolu bir bahçeden veya balkondan daha güzel bir şey yoktur. Güller, bahçemiz için mükemmel bir seçimdir. Yetiştirmesi kolay, çok uyarlanabilir bitkilerdir ve Plantae aleminin en güzel çiçeklerden bazılarını üretirler. Ancak, bahçede bitki yetiştirmenin bazı riskleri vardır, uygulanması ve uygulanmaması gerekenler ve kaçınmanız gereken bazı şeyler vardır.

Temel kilit noktalar şunlardır:

  • Eski gül çeşitlerinin ömrü 40-50 yıl veya daha da fazla olabilir, ancak seralarda satılan çağdaş çeşitlerin ömrü ise 10-12 yıldır.
  • Gül yetiştirmeye başlamanın en iyi yolu, seralardan (açık kök veya saksıda) genç bir bitki satın almaktır. Tohumdan gül yetiştirme yöntemi önerilmez. 
  • Açık kök fidan satın alırsanız, üreticinin belirttiği özelliklere bağlı olarak dikim işleminden bir gece önce fidanı suda bekletmek gerekebilir.
  • Genç fidanı bahçenize dikmeden önce toprak sürülür, böylece yabancı otlar çıkarılır ve toprak dikim işlemi için hazır olur.
  • Çoğu alanda, gül fidelerini tüm yıl boyunca dikebilirsiniz, ancak sonbahar sonu veya ilkbahar başı gibi dikim yapmak mantıklı olur, böylece gül yaz sonunda çiçek açacaktır.
  • Çukur açarak fidanı dikkatlice toprak ile çukurun içine yerleştiririz, fakat dikim seradaki boyutta olmalıdır. 
  • Saksıya gül dikmek istiyorsanız, plastik saksı yerine seramik saksı kullanmayı tercih edebilirsiniz. Gülü her 2 yılda bir yeni ve büyük bir saksıya tekrar dikmeniz gerekebileceğini unutmayın.
  • Besin açısından zengin olan özel bir toprak karışımı satın alıp kullanabilirsiniz. Ayrıca, optimum havalandırma ve drenaj sağlamak için toprağı perlit ile karıştırabilirsiniz. 
  • Çit veya tırmanıcı gül çeşidi seçtiyseniz, pergola gibi bir destek sistemi gereklidir.
  • Güzel çiçekler yetiştirmek için güllerin suya ihtiyacı vardır. Sık sulama yapmamız gerekir, özellikle yaz aylarında haftada bir veya iki defa düzenli olarak sulamak gerekir.
  • Gübreleme olarak, yılda bir veya iki defa gübre veya kompost uygulamak gerekebilir. Ayrıca, ilkbahar başlarında sıklıkla dengeli bir gübre (N-P-K 10-10-10) veya yavaş salınımlı (4 ay) bir gübre uygulayabilirsiniz. 
  • Gülleri budamak gerekir. Aksi takdirde, aşırı büyük, odunsu ve hastalıklara duyarlı olacaklardır. Her yıl zayıf, hastalıklı veya yaşlı olan sürgünleri çıkarmanız gerekecektir. Aslında, terbiye sistemi ve budama oldukça önemlidir, çünkü bitkilerin şeklini korumasına yardımcı olmanın yanı sıra, daha iyi havalandırma ve güneş alma  nedeniyle bitkilerin genel sağlığını da olumlu yönde etkiler. Çoğu durumda, budama, ilkbahar başlarında ve son dondan sonra yapılır. Bununla birlikte, ilkbahar, yaz ve sonbahar aylarında (özellikle tırmanıcı gül çeşitlerinde) hafif budama uygulamak gerekebilir.
  • Çiçek hasadı yapmak istiyorsanız, bu 45 ° ‘lik bir açıda makas kullanarak yapılır. Çiçek sapını, sapın son yaprağının hemen üzerinden kesebilirsiniz, böylece bitki kısa bir süre sonra başka bir çiçek üretecektir. 
  • Gül bakımı, dikenleri nedeniyle tehlikeli olabilir. Bahçenizde gül yetiştirmeye karar verdiyseniz, rutin işlemler sırasında sizi koruyacak özel eldivenler satın alabilirsiniz.

Gül Çiçeğinin Dikim Aralıkları, Toprak İstekleri ve Toprak Hazırlığı

Çoğu gül yetiştiricisi 1 veya 2 yaş olan çelikler kullanarak gül yetiştirmeye başlarlar. Yetiştiriciler, dikim işleminden birkaç gün önce tarlayı hazırlarlar. Toprağı sürerek önceki mahsulden kalıntıları ve yabancı otları temizlerler. Ayrıca iyi yanmış gübre ile birlikte temel gübreyi toprağa entegre edebilirler. Eğer çok sayıda gül dikimi yapılacak ise, sulama sistemi kurulumu da yapılır.

Dikime hazır olduklarında, 30-40 cm derinlikte çukurlar açılır ve genç güller dikilir. Söz konusu konum ise, bahçenizin güneşli bir yerini seçmelisiniz. Güller, sadece doğrudan ve saatlerce güneş ışığı alan yerlerde güzel çiçekler üretebilirler. Söz konusu toprak isteği ise, güllerin yetişmesi için derin, tınlı, ancak iyi drene olan topraklar tercih edilmelidir. Ayrıca konu toprağın pH değeri ise, güllerin hafif asidik toprağı (5.5 ila 7 pH değeri) tercih ettikleri bilinir.

Güllerin dikim işleminden önce toprağın sürülmesi gerekir. Toprak işlemenin amacı, kök sisteminin gelişimi için gerekli olan çok yıllık yabancı otları yok etmek ve toprak kabarmasını önlemektir. Dikim işleminden birkaç gün önce, çoğu yetiştirici tüm tarlaya veya sadece dikim noktalarına iyi yanmış gübre ile dikim öncesi gübreleme uygular. Bu, toprak verimliliğini artırmak ve toprak dokusunu iyileştirmek için yapılır. 

Gül Çoğaltma: Aşılı ve Köklü Fidan

Güller çoğunlukla yarı odunsu gövde veya çelikle aşılama yöntemi ile çoğaltılır. Aşılama, iki farklı bitki dokusunu birleştirerek, tek bir bitki olarak yetişmesini sağlayan ve yaygın olarak kullanılan bir tekniktir. İlk bitkinin üst kısmına filiz/aşı denir ve anaç denilen ikinci bitkinin kök sistemi üzerinde yetişir. Sonuç olarak, farklı bileşenlerin avantajlarını birleştirmiş olan bitki elde edilir. Günümüzde  yaygın olarak kullanılan anaçlar yabani gül türleridir. Çoğunlukla, aşılı güller aşılanmamış güllere kıyasla soğuğa daha duyarlıdır. Yerel bir sera sahibine danışabilir ve bölge iklimine hangi seçeneğin daha uygun olduğunu araştırabilirsiniz.

Buna rağmen, güller başka yöntemlerle de çoğaltılabilir. Tohum sadece laboratuvarda tercih edilir. Sürgün ve kök filiz yöntemi ise daha küçük ölçekte kullanılır.

Gül Dikimi – Gül nasıl dikilir?

Dikim sırasında, üreticiler ortalama 30-40 cm derinlikte çukurlar açar ve genç fideleri dikerler. Dikim işleminden önce, çoğu zaman, üreticiler çeliklerin köklerini düzeltir, ayrıca, aşılı filizde sürgünler oluşmuş ise bu sürgünleri çıkarırlar. Fidelerin dikim derinliği bitkinin aşı yerinin altında olmalıdır, yani aşı yeri toprak yüzeyinin 4-5 cm üzerinde olmalıdır. Toprak ilave ederken, genç ve hassas kök sistemine zarar vermemek koşuluyla çukurları toprakla doldurmak ve devamında hafifçe bastırmamız gerekir. Bazı üreticiler dikim işleminden önce mantar ilacını köklere bandırma şeklinde uygularlar (bölgenizdeki yerel lisanslı bir tarım uzmanına danışmanız tavsiye edilir). 

Güllerde budama- Güller nasıl budanır?

Budama işlemi, ilerleyen yıllarda çiçek üretecek sağlıklı güller yetiştirmek için en önemli faktörlerden biridir. Budama çiçeklenmeyi teşvik eder, bitkileri güçlendirir ve hastalıkları önler. Güller bir yıl veya daha fazla süre içerisinde budanmazlarsa, oldukça kalın odunsu saplar geliştirirler ve bu çiçek üretimini önemli ölçüde azaltır. 

Genç güllerin budama işlemi tesis kurulumunun ilk yılından itibaren başlar. Üreticiler, çalımsı görünümüne yol açan periferal sürgün gelişimini teşvik etmek için 45-60 cm yükseklikte genç güllere tepe alma tekniği uygularlar. 

Dikim sonrası ilk yazdan itibaren, üreticiler sonbahar üretimini teşvik etmek için bitkinin ürettiği herhangi bir çiçeği ve zayıf sürgünleri bitkiden çıkarır. İkinci yıldan itibaren, hasat sırasında aynı zamanda hafif budama da yapılır. Bu süre boyunca üreticiler, ilk çiçeğin altındaki sürgünleri, yerden ilk yaprağın üzerinde keserek çıkarırlar. Her 2-3 yılda bir, üreticiler, tesisi güçlendirmek için eski, kırık, zayıf veya hastalıklı dalları ve aynı zamanda obur dalları çıkararak sert budama yapabilirler.

Seyreltme, çiftçilerin küçük, olgunlaşmamış, düzgün olmayan veya kusurlu çiçekleri bitkiden elle çıkardığı önemli bir tekniktir. Bu şekilde, bitkinin besin maddelerini daha az fakat daha kaliteli çiçeklere aktarması teşvik edilir.

Gülün Su İstekleri – Güller nasıl sulanır?

Sulama en önemli işlemlerden biridir ve başarılı gül yetiştiriciliğinin en önemli faktörüdür. Güller, çok sayıda çiçek üretmek için suya ihtiyaç duyarlar. Gül bitkilerinin, yazdan sonbahara kadar süren çiçeklenme döneminde daha fazla suya ihtiyaçları vardır. Büyük ticari gül bahçelerinde, çoğunlukla damlama sulama sistemleri kullanılır. Bu sistemler sayesinde, çiftçi her gün toprağın nem oranını takip edebilir ve verimli fertigasyon uygulayabilir, yani sulama sistemi yoluyla gübreleme uygulayabilir. Gülün su istekleri farklı koşullar altında tamamen farklı olabilir. Farklı çeşitlerin farklı su istekleri de olabilir. 

Güllerin Gübre İstekleri

Her şeyden önce ve herhangi bir gübreleme yöntemini uygulamadan önce altı aylık veya yıllık toprak analizi yapmak ve bu şekilde alanın toprak durumunu incelemek önemlidir. Her alan aynı değildir ve toprak analizi sonucunu, doku analizini ve alanın mahsul geçmişini hesaba katmadan kimse gübreleme yöntemleri hakkında size tavsiyede bulunamaz.

Teorik olarak, gülün güçlü kök, yaprak ve çiçek yetiştirmesi için gülün üç temel elemente (N-P-K) ihtiyacı vardır. Bu nedenle, çoğu zaman, N-P-K 10-10-10 şeklinde dengeli bir gübre kullanılır. Dikim sırasında dikim çukurunun içine azotlu gübre ilave etmemeye dikkat etmek gerekir, aksi takdirde genç gül fidanının kökleri yanar. Bahçede gül yetiştirenler, çoğunlukla ilkbahar döneminde yavaş salınımlı gübre (4-6 ay) kullanır. Bazıları ise, miksere 4-5 muz kabuğu yerleştirir ve bu muz kabuklarını doğrar. Devamında su ekleyerek genç bitkiye Potasyum sağlayan ev yapımı bir sıvı gübre karışımı oluştururlar. 

Ancak, bu yukarıda belirtilenler sadece genel olarak uygulanan kalıplardır ve kendi araştırmanızı yapmadığınız sürece bu kalıpları takip etmeniz önerilmez. Çünkü her alan farklıdır ve dolayısıyla farklı ihtiyaçları vardır. Herhangi bir gübreleme uygulamadan önce toprak analizi yapmak ve toprağın pH değerini belirlemek oldukça önemlidir. Ayrıca yaprak analizi yapmak, besin eksikliklerini teşhis etmek ve düzeltmek için de oldukça önemli olabilir. 

Gül Hasadı

Gül hasadı için doğru zamanı belirlemek gülün çeşidine bağlıdır. Çoğunlukla, çiçekler hala tomurcuk döneminde iken erken hasat edilir; ancak, üreticiler bazı gül çeşitlerinin yapraklarının açılmaya başlamasını beklerler. Hasat sabahın erken saatlerinde veya gece geç saatlerde, ilk alt yaprağın hemen üzerindeki çiçekli sapı özel bir makas ile keserek yapılır. Eğer çiçeklerin açılmasını beklemek gerekli ise, çiçek sapı, sapın anadal ile birleştiği noktadan kesilir. 

En Önemli Gül Zararlıları ve Hastalıkları

Ne yazık ki, güller çeşitli mantar hastalıklarından ve çeşitli zararlılardan muzdarip olabilirler.

Zararlılar 

Yaprak bitleri

Yaprak bitleri ilkbahar döneminde genç sürgünlerde ve yapraklarda görülür, sürüngünlerin üzerinde beslenirler ve böylece klorotik lekelere neden olurlar. Bu zararlı tarafından saldırıya uğrayan bitkilerde zararlı ile mücadele daha da zordur. Zararlıların pestisitlere karşı kolayca bağışıklık geliştirmesi nedeniyle, onları kontrol etmenin en iyi yolu biyolojik kontroldür. Kimyasal mücadele sadece haşere büyük zararlara neden olduğunda ve her zaman yerel, lisanslı bir agronomistin gözetimi altında uygulanır.

Kırmızı Örümcek (Tetranychus)

Bu akar, güllerin en yaygın zararlılarıdır. Haşere bitkinin içerdiği suyu emerek beslenir ve yaprakların alt kısmında yaşar. Güllerde sarı, kuru, yanmış yaprakları andıran belirtiler görülür. Bu zararlı tarafından saldırıya uğrayan bitkilerde zararlı ile mücadele daha da zordur. Zararlıların böcek ilaçlarına karşı bağışıklık geliştirmesi nedeniyle, onları kontrol etmenin en iyi yolu biyolojik kontroldür. Kimyasal mücadele sadece haşere büyük zararlara neden olduğunda ve her zaman yerel, lisanslı bir agronomistin gözetimi altında uygulanır.

Hastalıklar

Karaleke

Karaleke, Diplocarpon rosae mantarının neden olduğu ve gül bitkilerinin en yaygın hastalıklarından biridir. Hastalığın belirtileri yapraklarda ve genç saplarda düzensiz siyah lekelerin oluşmasıdır. Enfekte olan yapraklar yavaş yavaş sararır ve dökülür. Yeterli sayıda yaprağı olmadan, bitki fotosentez yapamaz ve ölür. Bu hastalığın kontrolü uygun önlem alarak başlar. Bun önlemler arasında yabancı ot mücadelesi, bitkiler arasında uygun mesafe, yeterli drenaj ve yaprak sulamadan kaçınma gibi yöntemler yer alır. Mumyalanmış bitki materyali araziden uzaklaştırılmalıdır. Bitkilerin genel durumu bağışıklıklarını da artırabilir. Kimyasal mücadele (bakır bazlı fungisitler) sadece haşere büyük zararlara neden olduğunda ve her zaman yerel, lisanslı bir agronomistin gözetimi altında uygulanır. Bitkilerle her temas ettiğimizde sanitasyon, örneğin aletleri dezenfekte etmek oldukça önemlidir.

Gül Küllemesi

Bu hastalığa Sphaerotheca pannosa var. rosae mantarı neden olur. Bitkilerde, özellikle yapraklarda, gövdelerde ve tomurcuklarda klorotik lekeler görülür. Bu hastalık ile mücadele uygun önlemler alarak başlar. Bu önlemler arasında yabancı ot mücadelesi ve bitkiler arasında uygun mesafe, yeterli drenaj ve yaprak sulamadan kaçınma gibi yöntemler yer alır. Mumyalanmış bitki materyali araziden uzaklaştırılmalıdır. Bitkilerin genel durumu (mevcut besin, su seviyeleri ve güneş ışığı) bağışıklıklarını da artırabilir. Kimyasal mücadele sadece haşere büyük zararlara neden olduğunda ve her zaman yerel, lisanslı bir agronomistin gözetimi altında uygulanır. Bitkilerle her temas ettiğimizde sanitasyon, örneğin aletleri dezenfekte etmek oldukça önemlidir. Bahçede gül yetiştirenlerin çoğu, gül küllemesi ile mücadele olarak sıvı sabun, kabartma tozu ve su ile karışım hazırlar ve kullanır. Ne yazık ki, kabartma tozu karışımı sadece önlem almada etkilidir. Enfekte olmuş bitkilere faydası minimumdur. 

Gül Mildiyösü 

Yapraklarda şekilsiz ve klorotik lekeler belirir ve buna Peronospora sparsa mantarı neden olur. Uygun nem koşulları altında, genellikle yaprakların alt kısmında gri spor yığınları belirir. Yapraklar sararır. Bu hastalık ile mücadele uygun önlemler alarak başlar. Bu önlemler arasında yabancı ot mücadelesi, bitkiler arasında uygun mesafe, yeterli drenaj ve yaprak sulamadan kaçınma gibi yöntemler yer alır. Mumyalanmış bitki materyali araziden uzaklaştırılmalıdır. Bitkilerin genel durumu bağışıklıklarını da artırabilir. Kimyasal mücadele sadece haşere büyük zararlara neden olduğunda ve her zaman yerel, lisanslı bir agronomistin gözetimi altında uygulanır. Enfekte olan yapraklar ve dokular araziden uzaklaştırılmalıdır. Bitkilerle her temas ettiğimizde sanitasyon, örneğin aletleri dezenfekte etmek oldukça önemlidir. Bahçede gül yetiştirenlerin çoğu, gül mildiyösü ile mücadele olarak sıvı sabun, kabartma tozu ve su ile karışım hazırlar ve kullanır. Ne yazık ki, kabartma tozu karışımı sadece önlem almada etkilidir. Enfekte olmuş bitkilere faydası minimumdur. 

Bu makale şu lisanlarda da mevcuttur: English

WİKİFARMER’İN EDİTÖR EKİBİ
WİKİFARMER’İN EDİTÖR EKİBİ

Wikifarmer, kullanıcılar tarafından oluşturulup ve güncellenen içeriği ile ilk Çevrimiçi Tarım Kütüphanesidir. Yeni bir makale gönderebilir, mevcut bir makaleyi düzenleyebilir veya yüzlerce ücretsiz, çağdaş tarım kılavuzlarına erişimin keyfini çıkarabilirsiniz. Tüm makalelerimiz herkes tarafından düzenlenebilir ve ziraat mühendislerimizin onayından sonra, oluşturduğunuz yüksek kaliteli içerik Çevrimiçi Tarım Kütüphanesine eklenecektir. Kullanıcı, bu web sitesinde mevcut olan herhangi bir bilginin değerlendirilmesi ve kullanımı ile ilgili olarak tamamen kendisi sorumludur.