Açık havada domates yetiştiriciliği – serada domates yetiştiriciliği

Açık Alanda Ticari Domates Yetiştiriciliği – Domates Yetiştirme Kılavuzu 

Domates yetiştiriciliği – Domates yetiştirme – Domates yetiştirmenin püf noktaları 

Açık tarlada ticari domates yetiştiriciliği – rasyonel ve ölçekli bir şekilde yapılırsa – iyi bir gelir kaynağı olabilir. Kısacası, domates çok yıllık bir bitkidir, ancak çoğu durumda yetiştiriciler bu bitkiyi tek yıllık olarak yetiştirmektedirler. Çoğu ticari domates yetiştiricisi, iç alana tohum (melez) ekimi yaparak domates yetiştirmeye başlar. Genç fidelerin büyümesini ve dikim işlemi için hazır olmalarını beklerken (normalde bu 30-50 gün sürer), toprak hazırlığı yaparlar. Toprağı sürerler, bir önceki mahsulden kalanları topraktan çıkarırlar. Bazı üreticiler toprağın üzerine siyah polietilen bir kaplama yerleştirirler. Siyah kaplama toprak ısısını korumaya yardımcı olurken, aynı zamanda yabancı otların da büyümesini önler. Ayrıca, ekim işleminden önce, domates üreticileri genellikle damla sulama sistemi tasarlar ve kurarlar. 

Fideler dikim için hazır olduklarında, fideleri dikmek için plastik kaplamaların üzerine küçük delikler açarlar. Çoğu durumda gübreleme, damlama sulama ve yabancı ot mücadelesi gibi uygulamalar uygulanır. Bitkiler 40 cm olduklarında, çoğu üretici, özellikle de sırık çeşitleri destek amaçlı bağlarlar. Eğer bu yapılmazsa, bitki ağırlığını çekemez ve daha fazla gelişemez (bu, sanayi domates çeşitleri için geçerli değildir). Üreticiler, bazı sofralık domates çeşitlerine seyreltme de uygularlar. Bu, ticari domates yetiştiricilerinin bazı meyveleri, bitki gelişiminin ilk aşamalarında çıkardıkları anlamına gelir. Bu işlem, bitkinin besin kaynaklarını daha az fakat daha büyük ve daha lezzetli meyvelere aktarmasını sağlamak için yapılır.  

Ticari domates çeşitlerinin çoğu, dikim işleminden 7-10 hafta sonra hasat edilebilir. Dikim işleminden hasada kadar süren zaman çeşide, iklim koşullarına ve dikilen fidelerin yaşına bağlıdır. Hasat sadece elle makas veya bıçak kullanılarak yapılır ve bir haftada iki üç el hasat yapılabilir. Hasattan sonra domates yetiştiricileri, mahsulden geri kalanını sürerek bitkileri imha ederler. Domates yetiştiriciliğinde ekim nöbeti son derece önemlidir. Üreticiler, mümkün oldukça, hastalıklarla mücadele etmek veya toprağın besin değerlerinin tükenmesini önlemek için ekim nöbeti (lahana, mısır, baklagiller v.s.) uygularlar. 

Açık alanda domates yetiştiriciliği yapmanın sınırlayıcı faktörü her zaman iklimdir. Bitki 18 ila 26 °C hava sıcaklığına ihtiyaç duyar ve toprak sıcaklığı 14 °C’nin altına düşmemelidir. Büyüme döneminde soğuk hava koşulları bitkinin büyümesini engeller. Bu şoktan sonra bitkilerin tekrar canlanmaları ve iyi bir verim vermeleri neredeyse imkansızdır. 

Öncelikle, uygulayacağımız yetiştirme yöntemini ve bölgemizde yetişen domates çeşitlerini seçmek çok önemlidir. Domates yetiştirmenin iki yöntemi vardır: Tohum ekimi, aşılı ve aşısız fide dikimi. 

Tohumdan Domates Yetiştirme Yöntemi

Domates sıcak iklim mahsulüdür. Ekim işleminden hasada kadar ortalama olarak 7 ila 10 hafta gerekir. Ancak buna rağmen tohumdan domates yetiştirmek istiyorsanız, bilmeniz gereken bazı gerçekler vardır. Öncelikle, domates tohumlarının çimlenmesi için tohumların en az 21 °C toprak sıcaklığına ihtiyaçları vardır. Ayrıca, tohumların çimlenmesi için optimum nem seviyesi olması oldukça önemlidir. Aşırı sulama zararlı olabilir. Don tehlikesi olan bölgelerde, yetiştiriciler ekim işlemini kontrollü koşulların sağlandığı tohum yataklarına yapmayı ve daha sonra fideleri tarlaya dikmeyi tercih ederler. Ortalama olarak, hektar başına 120-150 gram tohuma ihtiyaç olacaktır (1 hektar = 10.000 metrekare). 

Aşısız Fide Usulü Domates Yetiştirme Yöntemi

Yaygın olarak kullanılan bir başka yöntem, aşısız fide ile domates yetiştirmektir. Bu yöntemi uygulamayı düşünüyorsak, dikeceğimiz domates çeşidini dikkatle seçmek çok önemlidir. Örneğin, bölgemizdeki tarlalarda toprak kaynaklı hastalıklar, zararlılar, toprağın düşük pH veya tuzluluk seviyeleri ile ilgili problemler varsa her domates çeşidi yetiştirilemez. Bazı domates çeşitleri bu faktörlerin bazılarına dayanıklıdır, bazıları ise değildir.  

Aşılı Fide Usulü Domates Yetiştirme Yöntemi

Günümüzde çoğu üretici aşılı domates fidelerini kullanmayı tercih etmektedir. Aşılama, iki farklı bitki dokusunu birleştirip tek bir bitki haline getirmek için yapılan yaygın bir tekniktir. İlk bitkinin üst kısmına çelik/kalem denir ve anaç olarak adlandırılan ikinci bitkinin kök sistemi üzerinde yetişir. Sonuç olarak, iki farklı bitkinin tüm avantajlarını birleştiren bir bitki oluşur. Bazı üreticiler, özellikle bu konu üzerinde uzman olanlar, anaç ve çelik olarak kullanacakları bitkileri tohumdan yetiştirmeyi tercih ederler. Bunun devamında, aşılama işlemini kendileri yaparlar. Diğer üreticiler ise, yasal satıcılardan sertifikalı aşılı fide satın alırlar. 

Domatesin Toprak İstekleri ve Domates Yetiştiriciliğinde Toprak Hazırlığı 

Domatesin toprak isteği kısıtlayıcı bir faktör değildir. Yeterince süzek olma şartıyla, bitki her toprakta yetişebilir. Ancak, bitki en iyi şekilde orta kumlu ve uygun havalandırması olan topraklarda yetişir. Bitki hem kurak hem de sulu koşullara oldukça hassastır. Optimum pH değerleri 6 ila 6.5 arasındadır.  

Temel toprak hazırlığı, domates fidelerinin dikim işleminden birkaç hafta önce başlar. Çiftçiler bir önceki mahsulden kalıntıları ve yabancı otları temizler, devamında 60 cm derinlikte iyice pullukla sürerler. Sürme işlemi, toprağın havalandırılmasını arttırır ve toprağın drenajını olumlu yönde etkiler. Aynı zamanda, taş ve diğer yabancı nesneler topraktan çıkarılır. Bu işlemden bir hafta sonra, birçok çiftçi, daima toprak analizi sonuçlarına bağlı olarak ve yerel lisanslı bir tarım uzmanına danıştıktan sonra, yanmış gübre veya kimyasal gübreler ile ekim işleminden önce gübreleme uygular. Çoğu çiftçi, sürme işleminin yapıldığı gün temel gübreleme de yapar. Bazı çiftçiler sadece bitki sıralarına gübreleme uygular, bazıları ise tüm alana gübreleme uygular. Tabii ki, ilk yöntemin maliyeti daha azdır. Bu işlemden bir gün sonra, damlama sulama sistemi borularını döşemek için uygun bir zamandır. Bir sonraki ve en önemli adım (özellikle dikim mevsimi boyunca düşük toprak sıcaklıkları olan ülkelerde) polietilen kaplamadır. Birçok üretici bitki sıralarını siyah veya yeşil infrared (IRT) veya siyah plastik kaplama ile örter. Bu teknik, kök bölgesindeki sıcaklığı optimum seviyelerde (> 21 °C) tutmak ve yabancı otların gelişimini önlemek için uygulanır. 

Domates Dikimi, Dikim Mesafeleri ve Hektar Başına Bitki Sayısı 

Açık alanda domates yetiştiriciliği yapılan birçok ülkede, dikim işlemi için en uygun dönem bahar ortası veya baharın ikinci yarısıdır. Bununla birlikte, hava sıcaklığının yeterince yüksek olduğu bazı bölgelerde, dikim işlemi daha erken de yapılabilir. Öte yandan ise, kuzey bölgelerde üreticiler genellikle yaz başı gibi domates fidelerinin dikim işlemini yaparlar. 

Çoğu zaman genç fidelerin dikim işleminden önce, fidelere ‘‘sertleşme’’ adı verilen işlem uygulanır. Bu işlem bir tür yapay strestir. Hava sıcaklığı değişimi gibi teknikler içerir ve bu işlem bitkinin yeni koşullara daha iyi uyum sağlamasına yardımcı olmak için yapılır. Üreticiler çoğunlukla verilen su miktarını azaltarak bitkilerde su stresi yaratırlar. Dikim işleminden birkaç saat önce (13-15 saat), bitkilere su verme durdurulur ve su tekrar dikim işleminden hemen sonra  verilir. Domates üreticileri dikim işleminden önce, fideleri 30-50 gün boyunca tohum yataklarında bekletirler. Üreticiler 3-6 haftalık fideleri dikmeyi tercih ederler. Bu aşamada, bitkilerin ortalama yüksekliği 20 cm’dir ve 3-5 gerçek yaprak geliştirmiştirler.

Tüm bu hazırlık aşamalarından sonra (sürme işlemi, temel gübreleme, sulama sistemi kurulumu ve plastik  kaplama), dikim işlemi yapabiliriz. Üreticiler, genç fidelerin dikim yerlerini polietilen plastik kaplamanın üzerinde belirler. Devamında, bu kaplamalara delikler açılır ve fideler dikilir. Fideleri, fidanlıkta oldukları derinlikte dikmek oldukça önemlidir.  

Açık alanda domates üretimi yapan üreticiler, domates fidelerini tek sıra halinde dikerler. Tek sıra dikimde  yaygın olarak bitkiler arasında mesafe 0,3 ila 0,6 m ve sıralar arasındaki mesafe ise 0,8 ila 1,3 metredir. Çift sıra dikimde ise birçok üretici bitkiler arasında yine tek sıradaki mesafeyi uygularlar, fakat her sıra arasında 0,45 m mesafe ve her iki çift sıra arasında ise 1,2 m mesafe bırakmayı tercih eder. Bu dikim şekline göre, hektar başına yaklaşık 15.000-30.000 bitki olur. Bitkiler arasındaki mesafe ve bitki sayısı domates çeşidine, iklim koşullarına, sulama sistemine ve elbette üreticinin hedeflediği üretime bağlıdır. (1 hektar = 10.000 metrekare).

Domates Yetiştiriciliğinde Budama 

Budama, indeterminate-sırık domates çeşitleri için en önemli tarım uygulamalarından biridir. Bu uygulama çeşitli avantajlar sağlar. Her şeyden önce budama, çiftçilerin bitki örtüsünü ve meyve salkımlarını gözlemlemelerine ve dengelemelerine yardımcı olur. Ayrıca, budama havalandırma sağlayarak hastalıkları önler. Dahası, hasat ve diğer tarım tekniklerini (kimyasal püskürtme) çok daha kolay hale getirir.

Genel olarak, budama yapılmayan domates bitkilerinin belirli bir süre sonra yeterli miktarda meyve üretimleri son bulur. Tüm domateslerin aynı derecede budamaya ihtiyaçları yoktur. Genel olarak, iki ana domates tipi vardır, indeterminate (sırık) ve determinate (bodur). Sırık domates çeşitlerinin düzgün gelişmeleri için bodur çeşitlerden daha fazla budamaya ihtiyaç olur. Yaygın olarak uygulanan bir budama tekniği, bitkinin gelişimini tek bir ana gövde üzerinde devam edecek şekilde tüm dış sürgünlerin çıkarılmasıdır. Bu şekilde, bitki tek ana gövde üzerinde ve sadece dikey olarak gelişir. Başka bir teknik ise, gelişimin erken aşamalarında tepe alma uygulayarak ve devamında 2-4 yan sürgünleri çıkarmaktır. Böylece, bitki 2-4 ana gövde geliştirecektir.

Ayrıca çoğu üretici, seyreltme de uygular. Ana gövde ve yapraklar arasında gelişen sürgünleri çıkarırlar. Sürgünü, ana gövdeye çok yakın bir noktada kesmemek çok önemlidir. Bunun yerine, hastalıkları önlemek için 4 cm’lik bir mesafe bırakarak sürgünü çıkarabilirsiniz. Açık domates yetiştiriciliğine uygun, sınırlı büyüme formu olan ve budama gerektirmeyen birkaç çeşit vardır. 

Domates Bitkilerine Destek Sağlamak

Domates üreticilerinin çoğu, domates bitkilerine destek sağlar. Özellikle indeterminate (sırık) çeşitler söz konusu olduğunda, neredeyse her zaman destek sağlamak gerekir. Bu tekniğin birçok avantajı vardır. Öncelikle, yaprakların ve meyvelerin toprakla temas etmelerini önler ve bitkiler arasında hava hareketini arttırır. Ek olarak, hasadı kolaylaştırır. Destek sağlamak için en uygun zaman bitkilerin 40 cm yüksekliğe ulaştığındadır. 

Çiftçiler her bitkinin yanına destek çubuğu yerleştirir ve her bitkiyi bu çubukların üzerine bağlar. Ayrıca, her 30 cm’de bir yaklaşık 1,5 metreye boyutunda her destek çubuğunun üzerine tel yerleştirilir.  Bu şekilde tel, çubuklara dikey olarak ve sıralara paralel olarak yerleştirilir. 

Domatesin Su İstekleri ve Domates Yetiştiriciliğinde Kullanılan Sulama Sistemleri

Açık alanda domates yetiştiriciliğinde, büyüme mevsimi boyunca 700 mm’ye kadar sulama yöntemi aracılığı ile su vermek gerekebilir. Açık yetiştiricilikte bitkilerin su ihtiyacının büyük bir bölümü yağmur suyu ile karşılanmaktadır. Buna rağmen, domatesin su istekleri bitkinin çeşitli gelişim aşamalarında farklıdır. Genel olarak, sulama açısından kritik olan dönemler çiçeklenme, meyve tutumu ve tabii ki meyve dolgusu sırasındadır. Bu aşamalardan önce bitkinin su ihtiyacı daha azdır. 

Elbette, su istekleri farklı hava ve toprak koşullarında tamamen farklı olabilir. Örneğin, ağır killi topraklarda kumlu topraklara kıyasla daha az sulama yapmak gerekebilir. Öte yandan ise, farklı domates çeşitlerinin de farklı su istekleri olabilir.

Birçok üretici, bitkinin ilk gelişim aşamalarında, bitkileri kış aylarında her 4-5 günde bir ve yaz aylarında her iki günde bir 10 dakika boyunca suladıklarını bildirmiştir. Bu şekilde, bitki  su “aramaya” ihtiyaç duyar ve sonuç olarak daha derin bir kök sistemi geliştirmeye teşvik edilir. 3. çiçek salkımı açıncaya kadar bu şemayı takip ederler. Bu noktadan itibaren hasada kadar bitkileri neredeyse her gün sularlar. 

Çiftçiler genellikle domates bitkilerini sabah erken veya akşam geç saatlerde sulamayı tercih ederler. Yaprakların sulanması hastalıklar ile bağlantılıdır. Genel olarak, özellikle yapraklarda aşırı nem, hastalık salgınlarını destekleyebilir. Öte yandan ise, su stresli bitkiler hastalıklara karşı daha hassastır. 

En sık kullanılan sulama sistemi damlama sulama sistemidir. Çoğu üretici, 12-20 mm çapında çok kullanımlı veya tek kullanımlık sulama şeritleri kullanır. Bu şeritler saatte 2-8 litre su sağlayabilir. 

Domates Yetiştiriciliğinde Gübreleme

Her şeyden önce, herhangi bir gübreleme yöntemi uygulamadan önce, alanınızın toprak durumunu kontrol etmek için altı aylık veya yıllık toprak analizi yapmayı dikkate almanız gerekir. Her iki alan aynı değildir, toprak ve doku analizi sonucunu ve tarlanızın mahsul yetiştirme geçmişini hesaba katmadan gübreleme yöntemleri hakkında kimse size tavsiyede bulunamaz. Ancak, çok sayıda çiftçinin uyguladığı en yaygın domates gübreleme programları makalenin devamında belirtilmiştir.

Domates yetiştiriciliğinde eski ve genel bir kurala göre, bitkiler ortalama olarak hektar başı 300 kg N, 85 kg P2O5, 480 kg K2O, 30 CaO ve 18 kg MgO’ya ihtiyaç duyarlar. 

Genelde çiftçiler 2-3 aylık yetişme döneminde, dikim işleminden hasata kadar 0 ila 10 defa gübreleme yapmaktadırlar. Pek çok çiftçi dikim işleminden iki ay önce dikim sıralarına iyi yanmış gübre ile gübreleme yapar. Ayrıca, dikim öncesi gübreleme olarak azot içeriği yüksek olan gübre ile dikim işleminden birkaç gün önce gübreleme uygularlar.

Fertigasyon en yaygın gübreleme yöntemidir. Çiftçiler damlama sulama sistemi ile suda çözünen gübre ile gübreleme yaparlar. Bu şekilde, besin maddeleri aşamalı olarak temin edilir ve bitkinin besin maddelerinden yararlanabilmesi için bitkilere zaman tanınır.  

Dikim işleminden birkaç gün sonra fertigasyon uygularlar. Bu yöntemle, mikro element açısından zengin olan Azot-Fosfor-Potasyum 13-40-13 veya 15-30-15 formda gübre ile gübreleme uygularlar. İlk aşamalarda yüksek Fosfor seviyeleri, bitkilerin güçlü bir kök sistemi geliştirmelerine yardımcı olacaktır. Ayrıca, mikro besinler bitkilerde dikimden dolayı kaynaklanan stres koşullarının üstesinden gelmelerini kolaylaştırır. 

3. çiçek çiçek salkımının açmasına kadar her üç günde bir Ca ekleyerek gübreleme uygulamaya devam ederler. Bundan sonraki uygulamalarda, Azot-Fosfor-Potasyum oranını 1-1-2 formda olacak şekilde değiştirirler. Meyvelerin olgunlaşma dönemine kadar gübre oranını tekrar 1-1-3 formda olacak şekilde değiştirirler. Bu noktadan itibaren, Potasyum seviyelerini arttırırlar, çünkü bitkilerin büyük, iyi şekilli meyveler oluşturabilmeleri için potasyuma daha fazla ihtiyaçları vardır. 

Başka bir gübreleme programına göre, domatesin döngüsünün en önemli dört aşamaları şunlardır:

1.) Yaprak Geliştirme Aşaması (dikimden 2 ila 15 gün sonra)

2.) Çiçeklenme Aşaması (dikimden 16 ila 30 gün sonra)

3.) Meyve Tutumu Aşaması (dikimden 31 ila 41 gün sonra)

4.) Meyve Geliştirme Aşaması ( 42. günden itibaren hasata kadar)

Bu dönemlerde, fertigasyon yoluyla toplam şu kadar kg gübre uygulanır:

  1. 1. Ve 2. dönem de (toplam 29 gün) 16 kg N, 4 kg P2O5, 24 kg K20 ve 2 kg CaO uygulanır.
  2. 3. dönemde (toplam 11 gün) 6 kg N, 2 kg P2O5, 8 kg K20 ve 1 kg CaO uygulanır.
  3. 4. Dönemde (meyve geliştirme aşaması) ise, gübre oranları önemli ölçüde artar ve çiftçiler 20 kg N, 6 kg P2O5, 35 kg K20 ve 2 kg CaO gübre uygularlar. Bu miktarlar, hektar başına kilogram olarak hesaplanan ilk aşamadan son aşamaya kadar uygulanmış olan toplam gübre miktarıdır (günlük miktar değil). 

Ancak, bunlar genel gübreleme şemalarıdır. Kendi araştırmanızı yapmadığınız sürece bu şemaları takip etmeniz tavsiye edilmez. Her alan farklıdır ve dolayısıyla farklı ihtiyaçları vardır. Herhangi bir gübreleme yöntemi uygulamadan önce toprağın besin ve pH değerlerinin kontrol edilmesi hayati önem taşır. Bu konu hakkında lisanslı bir ziraat mühendisine danışmanız tavsiye edilir.

Açık Alanda Domates Yetiştiriciliğinde Hasat ve Depolama 

Domates çeşitlerinin çoğu, çeşide, iklim koşullarına, dikilen fidelerin yaşına ve diğer tarım uygulamalarına bağlı olarak, dikim işleminden 7-10 hafta sonra olgunlaşır ve hasat için hazırdırlar. 

Üreticiler sanayi domates çeşitlerini (sos ve konserve yapımı için işleme uygun olan domatesler) bir seansta mekanik hasat uygulayarak hasat edebilirler. Çoğu zaman, bu yaz sonunda yapılır. Sanayi domates çeşitlerinin aksine, çiğ tüketim için üretilen domatesler (sofralık çeşitler) genellikle kaliks ve meyve sapının bir kısmı bırakılacak bir şekilde elle hasat edilir. Çiftçiler genellikle bu domates çeşitlerini son olgunlaşma aşamasından önce bir veya iki defada hasat ederler. Bu, uzak mesafelere gönderilecek domates çeşitleri için gereklidir. Hasat birkaç hafta sürebilir, bu nedenle çiftçiler haftada ortalama olarak 2-3 kez hasat yaparlar. 

 Açık Alanda Domates Yetiştiriciliğinde Verim

Açık alanda sırık domates yetiştiriciliğinde verim hektar başına ortalama olarak 60-100 tondur. Bununla birlikte, determinate (bodur) çeşitlerde verim, bu çeşitlerin üretim döngünleri daha kısa olmaları nedeniyle hektar başına genellikle 30-50 tondan fazla domates üretemezler. Açık alanda deneyimli profesyonel üreticiler, sanayi domates çeşitlerinden genellikle hektar başına 60-80 ton verim elde ederler. Bunlar elde edilen ortalama verimlerdir ve çoğu durumda yüksek sapma oranları vardır. 

Domatesler boyutlarına, şekline ve genel durumlarına bağlı olarak hasat edilir ve kategorilere ayrılır. Daha sonra serin fakat donma tehlikesi olmayan (13 °C) depolama alanlarına aktarılırlar, böylece potansiyel bir kilo kaybı önlenir. Eğer domatesler son olgunlaşma aşamalarında hasat edilirler ise, daha soğuk koşullarda (4 ° C) depolanabilirler. Fakat daha erken hasat edilirlerse, domatesler talep edilen olgunluk seviyesine ulaşamazlar. Meyvenin kırmızı renginden sorumlu olan maddelerin üretimi düşük hava sıcaklığında durur, bu nedenle büyük olasılıkla yoğun kırmızı renk elde etmeyi başaramayacaklardır.

Yaygın Domates Beslenme Bozuklukları

Bitkide olası bir besin eksikliği topraktaki besin oranlarının tükendiği anlamına gelmez. Besin eksiklikleri, bitkinin bu spesifik besini emememesine yol açan çeşitli çevresel veya diğer faktörlerin bir sonucu olarak da meydana gelir. Bu nedenle, çiftçiler herhangi bir düzeltici işlem yapmadan önce hem toprak hem de doku analizi yapmayı dikkate almalıdırlar. Üreticiler, laboratuvardan sonuçları aldıktan sonra, ziraat mühendisine danışabilirler. 

N-Noksanlığı

N eksikliği olan domates bitkilerinde, yaşlı yapraklarda renk değişimi gibi belirtiler ile bu problem ifade edilir. Noksanlığın başlamasından kısa bir süre sonra bu yaprakların renginin sarıya dönüştüğünü gözlemleriz. Birkaç gün sonra, tüm bitkinin rengi açık yeşil olur ve genellikle bitki gelişimini azaltır. Bu eksiklik, yüksek potasyum veya fosfor seviyeleri veya toprak nemi seviyeleri gibi çeşitli nedenlerden dolayı meydana gelir.   

K-Noksanlığı

Potasyum eksikliğinin belirtileri çoğu zaman yaprak damarlarında karakteristik renk değişimi ile ifade edilir. Yaşlı yapraklarda solma, rengin kahverengiye dönüşme ve yanık lekesi gibi belirtiler görülebilir. K eksikliğinin bazı nedenleri normalden yüksek organik madde içeriği, yüksek Magnezyum veya Kalsiyum seviyeleri, uzun süre kuraklık, düşük pH seviyeleri, yüksek EC seviyeleri veya düşük hava sıcaklığıdır.

Ca-Eksikliği

Ca noksanlığı nedeniyle en sık görülen belirti çiçek burnu çürüklüğüdür. Bu, meyve çiçeğinin ucunda, herhangi bir meyve gelişimi aşamasında oluşabilen düz kahverengi bir bölgedir. Bu durumda meyvenin ticari değerinde hızla düşüş olur. Çiçek burnu çürüklüğü, sekonder mantar enfeksiyonları için ideal bir ortamdır. Ca eksikliği nedenlerinden bazıları, aşırı Azotlu gübre uygulamaları, kökte yaralanma sonucu Kalsiyum emilmesinde zorluk, toprağın su seviyelerinde hızlı dalgalanma, aşırı yüksek Potasyum, Magnezyum veya Sodyum, düşük pH seviyeleri veya kısa süren yoğun yağışlardır.

Domateste Fizyolojik Meyve Bozuklukları  

Güneş yanıklığı

Güneş yanıklığı, adından da anlaşılacağı gibi, meyvenin uzun süre güneş ışığına maruz kalmasından ileri gelir. Domateslerin, güneş ışığına maruz kalan yüzeyinde, ince ve kuru dokuya sahip sarımsı ve beyazımsı lekeler oluşur. Bu bozukluğun nedeni dengesiz yaprak / meyve oranıdır.

Yaprak kıvırcıklığı hastalığı

Yaprak kıvırcıklığı, uzun süren kuraklık ve yüksek hava sıcaklığının neden olduğu nem eksikliğinden veya bitkinin ağır budanması veya ani büyümesi gibi stres faktörlerinden ileri geldiğine inanılmaktadır. Serada yetişen domatesler de görülen yaygın bir sorundur.

Meyvede Çatlama

Meyvede çatlama, özellikle uzun süren kuraklıktan sonra ani ve yüksek su alımından ileri gelir.

Domates Zararlıları ve Hastalıkları 

Tuta absoluta

Birkaç yıl öncesine kadar Tuta hakkında hiçbir şey duyulmamıştır. Günümüzde, domates üreticilerinin belki de en önemli düşmandır. Kökeni Güney Amerika olan Tuta absoluta, domateslere yüksek derecede zarar veren bir pul kanatlıdır. Ayrıca patates gibi diğer Solanaceae türlerinde de gözlemlenmiştir, fakat bu türlerde domatesteki gibi hasarlara neden olmamıştır. Zararlı, Akdeniz çevresindeki ülkelerde 2006 yılında belirmiştir, şu anda dünya çapında domates üreten çoğu bölgedeki domates üreticilerinin en büyük kabuslarından biridir. Erginler yumurtalarını yaprak, sap veya meyvelerin alt yüzeyine bırakır. Genç larvalar bu yüzeylerin üzerinde beslenir. Yapraklar veya saplar çöker ve dolayısıyla meyvelerin ticari değeri düşer.

Tuta zararlısı ile mücadele zordur. Tuta pestisitlere karşı oldukça kolay bağışıklık geliştirir, bu nedenle onu kontrol etmenin en iyi yolu biyolojik mücadeledir. Feromon tuzakları yaygın olarak kullanılan bir tekniktir. Erkek böcekleri çeker ve dişilerin döllenmesini önler, böylece popülasyonunda azalma sağlanır.

Lyriomyza spp

Lyriomyza spp, domates de dahil olmak üzere birçok bitkide büyük hasara neden olan bir böcektir. Bu sineğin verdiği hasar Tuta absoluta‘nın verdiği hasara benzer. Erginler yapraklarda, dallarda ve meyvelerde delikler açarlar ve yumurtalarını bırakırlar. Kuluçkadan sonra, genç larvalar dokularla beslenmeye başlar ve karakteristik beyaz galerilerin oluşmasına neden olurlar. Bu hasar, meyvenin kalitesini ve ticari değerini düşürür. Mücadele, hemen hemen Tuta absoluta için önerilenler ile aynıdır.  

İki Noktalı Kırmızı Örümcek

Tetranychus urticae, domates de dahil olmak üzere birçok bitkiye saldıran küçük bir örümcek akarıdır. Dökülen yapraklarda kışı geçirirler, sıcak ve kuru hava koşullarında domateslere saldırırlar. Akarlar beslenmek için yapraklara saldırır, sarımsı renk bozukluğuna veya yanık hasarına benzeyen karakteristik bir bronz-kahverengi solgunluğa neden olurlar. Yapraklar arasında ağlar da gözlemlemek mümkündür. 

İyi bir teknik, tuzaklar kullanarak popülasyonlarını sürekli olarak gözlemlemektir. Eğer popülasyon kabul edilebilir limitin üzerinde ise, yerel lisanslı bir tarım uzmanına danışarak müdahale etmeniz tavsiye edilir. Piyasada, elbette her zaman iyi tarım uygulama standartlarına uygun olan ve lisanslı bir agronomistin denetimi altında kullanılması gereken biyolojik ve kimyasal çözümler vardır.

Domates Hastalıkları

Kurşuni Küf

Kurşuni küf, Botrytis cinerea mantarının neden olduğu ciddi bir domates hastalığıdır. Patojen, sklerotia şeklinde uzun süre hayatta kalabilir. Enfeksiyon, yüksek nem seviyeleri ile birlikte düşük hava sıcaklığında, rüzgar ve yağmur ile sporların bitkiden bitkiye aktarılması ile başlar. Belirtiler bitkinin tüm toprak üstü bölgelerinde görülebilir; ancak, sağlıklı doku aktif olarak enfekte değildir. Enfeksiyon, örneğin budamadan sonra yaralı dokuda meydana gelir. Belirtiler yaprakların kenarlarında oluşan gri ila kahverengi doku bozukluklarıdır. Bir süre sonra bu dokular kurşuni küfle kaplanır. Yaralı dokular genişleyerek, bitkinin ölümüne yol açan yaralar dalın tümünü kaplar. Meyve enfekte olduğunda, yumuşak ve ıslak görünümü olur. 

Bu hastalık ile mücadele uygun önlemler alarak başlar. En önemli adım ekim nöbeti yapmaktır. Ayrıca, yabancı ot mücadelesi ve bitkiler arasında yeterli mesafe bırakmakta önemlidir. Doğru zamanda budama yapmak ve yaprakları ıslatmamaya dikkat etmek de önlemdir. Bitkilerin genel durumu (besin maddeleri ve su seviyeleri, güneşe maruz kalma) bağışıklıklarını artırabilir. Kimyasal mücadele sadece problem şiddetli ise yapılmalıdır ve her zaman yerel lisanslı bir agronomistin denetimi altında yapılmalıdır. Ayrıca, bitkilerle her temas eden aletin dezenfeksiyonu gibi uygun sanitasyon uygulamak da çok önemlidir.

Alternaria (Erken Yaprak Yanıklığı)

Alternaria solani mantarının neden olduğu ciddi bir domates hastalığıdır. Patojen, bitki kalıntıları, tohumlar veya yabancı otların üzerinde kışlar, hava ve su ile yayılır. Erken yaprak yanıklığı, domatesleri çeşitli gelişim aşamalarında enfekte eder. Belirtileri arasında fide çürüklüğü, kök kanserleri gibi belirtiler bulunur. Mücadele olarak, ekim nöbeti, yabancı ot mücadelesi, bitki kalıntılarının imha edilmesi, damlama sulama ve dayanıklı domates çeşitlerinin kullanımı gibi dikkate alınması gereken bazı önlemler vardır.

Geç Yanıklık (Phytophthora infestans)

Birçok ülkede ilkbahar sonu veya yaz başı gibi şiddetli yağışlar, hastalığın büyük ticari açık alanda domates üretimi yapılan bölgelerde hızla yayılacağının ciddi bir işaretidir. Enfekte olan domates bitkileri P. infestans tarafından yok edilebilir. Domates meyvelerinde, yavaş yavaş büyüyen ve sonuç olarak tüm meyveyi kaplayan kahverengi lekeler oluşur.

Antraknoz

Antraknoz, Colletotrichum spp. mantarlarının neden olduğu başka bir yaygın domates hastalığıdır. Patojen tüm bitkiyi enfekte edebilir; ancak, belirtiler sıklıkla olgunlaşmış meyvelerde gözlemlenir. Olgunlaşmamış meyveler de enfekte olmuş olabilir, ancak bu meyvelerde belirtiler olmaz. Beyaz, dairesel doku bozuklukları olgun domateslerde görülen belirtilerdir, bu dokular yavaş yavaş büyür ve renkleri kahverengine dönüşür. 

Külleme

Çoğu domates mantar hastalıklarının aksine, Külleme, yüksek nem seviyelerinden dolayı meydana gelmesine rağmen kurak dönemlerde gelişebilir. Yaprakların üst yüzeyinde beyaz miselyum görülür. Ayrıca yaprakların üst yüzeyinde yeşil klorotik doku bozuklukları da bu hastalığın belirtilerinden biridir. Bunun sağlıklı bitkilere yayılmasını önlemek için, enfekte bir bitki ile temas eden her aleti dezenfekte etmeliyiz. Mücadele, dayanıklı bitkilerin kullanımı ile birlikte tüm Kurşuni Küf hastalığında uygulanan önlemleri içerir.

Verticillium Solgunluğu

Bu hastalık, Verticillium albo-atrum ve V. dahliae mantarlarından ileri gelir. Patojen bitki dokusunda hayatta kalır ve nematodlarla bulaşabilir. Patojen bitkiye köklerden girer. Dikkatli olmamız gerekir, çünkü bu hastalığın ilk aşamaları belirtisiz olabilir ve daha sonra mücadele etmek oldukça zorlaşır. Hastalık bitkinin vasküler sistemini tahrip eder. Böylece, su ve besin maddelerini bitki üst kısma aktaramaz. Hastalığın son aşamalarında ve sıcak günlerde, yapraklarda solma gözlemlenir. Ayrıca, yapraklarda kloroz ve yaprak köşelerinde v şeklinde doku bozuklukları gelişir. 

Domates Lekeli Solgunluk Virüsü (TSWV)

TSWV hastalığı da oldukça önemlidir. Trips, TSWV hastalığın yayılmasını sağlayan en yaygın böcektir. Belirtiler yaprak üzerinde koyu lekeler ve saplarda çizgiler içerir. Enfeksiyon meyve tutumundan önce meydana gelirse, bitki muhtemelen meyve veremeyecektir. Ne yazık ki, bu virüsün domates ekiminden hemen sonra yabancı otları da enfekte ettiği gözlemlenmiştir. Böylece, alan nadasa bırakılsa da yabancı otların patojeni korumada rolü oldukça önemlidir.

Bu makale şu lisanlarda da mevcuttur: English

WİKİFARMER’İN EDİTÖR EKİBİ
WİKİFARMER’İN EDİTÖR EKİBİ

Wikifarmer, kullanıcılar tarafından oluşturulup ve güncellenen içeriği ile ilk Çevrimiçi Tarım Kütüphanesidir. Yeni bir makale gönderebilir, mevcut bir makaleyi düzenleyebilir veya yüzlerce ücretsiz, çağdaş tarım kılavuzlarına erişimin keyfini çıkarabilirsiniz. Tüm makalelerimiz herkes tarafından düzenlenebilir ve ziraat mühendislerimizin onayından sonra, oluşturduğunuz yüksek kaliteli içerik Çevrimiçi Tarım Kütüphanesine eklenecektir. Kullanıcı, bu web sitesinde mevcut olan herhangi bir bilginin değerlendirilmesi ve kullanımı ile ilgili olarak tamamen kendisi sorumludur.